RUSYA FEDERASYONU(SSCB)

Rusya (Rusça: Росси́я romanizasyon: Rossiya, UFA: Bu ses hakkında rɐˈsʲijə) veya resmî adıyla Rusya Federasyonu (Rusça: Росси́йская Федера́ция romanizasyon: Rossiyskaya Federatsiya, UFA: Bu ses hakkında rɐˈsʲijskəjə fʲɪdʲɪˈraʦəjə), Kuzey Avrasya’da bir ülkedir. Yönetim şekli federal yarı başkanlık tipi cumhuriyettir. Kuzeybatıdan güneydoğuya Rusya, Norveç, Finlandiya, Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya (ikisi birden Kaliningrad Oblastı ile), Beyaz Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Çin, Moğolistan ve Kuzey Kore ile komşudur. Deniz sınırı olarak Ohotsk Denizi ile Japonya ve Bering Boğazı ile bir ABD eyaleti olan Alaska ile de komşudur. 17,075,400 km²’lik[13] yüzölçümü ile dünyanın en geniş ülkesidir ve dünya yaşam alanının sekizde birini kapsar. Rusya aynı zamanda 2014 yılı itibarı ile 144 milyon nüfusu ile dünyanın en kalabalık dokuzuncu ülkesidir. Kuzey Asya’nın tamamına ve Doğu Avrupa’nın büyük bir kısmına uzanan Rusya, dokuz zaman dilimine yayılır ve üzerinde çok çeşitli çevre ve yerşekilleri bulunur.

RUSYA ARMASI

Rusya’nın tarihi 3. ve 8. yüzyıllar arasında Avrupa’da tanınan bir grup olarak ortaya çıkan Doğu Slavları ile başlamaktadır. 9. yüzyılda Varegler tarafından kurulan ve yönetilen Orta Çağ Kiev Rus Devleti ortaya çıktı. 988 yılında Bizans İmparatorluğu’ndan Ortodoks Hıristiyanlığı kabul edilerek,sonraki milenyum için Rus kültürü tanımlanan Bizans ve Slav kültürleri sentezi başladı. Daha sonra Kiev Knezliği bir dizi küçük devletler hâlinde parçalandı ve topraklarının çoğunluğu Moğollar tarafından istila edilip Altın Orda Devleti’nin kolları hâline geldi. Altın Orda Devleti’nden bağımsızlığını ilan eden Rus prenslikleri yavaş yavaş yeniden birleşip Moskova Knezliği’ni kurmuş ve Kiev Knezliği’nin kültürel ve siyasi mirasının ardılı olmuştur. 18. yüzyıla gelindiğinde, büyük ölçüde fetih, ilhak ve keşif yoluyla Avrupa’da Polonya’dan Kuzey Amerika’da Alaska’ya kadar uzanan tarihin en büyük üçüncü imparatorluğu olan Rus İmparatorluğu hâline geldi.

1917 Ekim Devrimi’nden sonra Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti, dünyanın ilk anayasal sosyalist devleti ve II. Dünya Savaşı’nda Müttefiklerin zaferinde belirleyici bir rol oynayan tanınmış bir Süper güç olan Sovyetler Birliği’nin en büyük ve önde gelen kurucusu oldu. Sovyetler döneminde dünyanın ilk yapay uydusu ve ilk insanlı uzay uçuşu dahil olmak üzere, 20. yüzyılın en önemli teknolojik başarıları gerçekleştirildi. Rusya Federasyonu, Sovyetler’in dağılmasının ardından 1991’de kurulmuştur ve SSCB’nin ardılı olarak tanınmaktadır.

Rusya ekonomisi, GSYİH’ya göre dünyanın en büyük dokuzuncu ve satın alma gücü paritesi göre altıncı ekonomisidir. Rusya dünyanın en büyük maden ve enerji kaynaklarından birine sahiptir ve dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz üreticilerindendir. Rusya, tanınmış beş nükleer silahlı devletten biridir ve dünyanın en büyük kitle imha silah stoklarına sahiptir. Rusya, büyük güçlerden biri olup Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi, G8, G20, Avrupa Konseyi, Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği, Şanghay İşbirliği Örgütü, Avrasya Ekonomi Topluluğu, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı ve Dünya Ticaret Örgütü üyesi ve Bağımsız Devletler Topluluğu’nun önde gelen üyesidir.

Rusya adı Doğu Slavları tarafından çoğunlukla yaşadığı bir Orta Çağ devleti olan Rus devletinden türetilmiştir. Ancak, bu ad daha sonra tarihte daha da belirginleşmiştir ve ülke genellikle sakinleri tarafından “Русская Земля” (Russkaya Zemlya, Rus Ülkesi) adı ile çağrıldı. Bu isimden türeyen diğer devletlerden ayırt edebilmek için, modern tarihte Kiev Rusya’sı denilir. Rus adı, Rus (Русь) devletinin kurucusu olan Vareglerin (muhtemelen İsveç Vikingleri) bir grubu olan Rus halkından gelmektedir.

Rus adının eski Latince hali olan Rutenya, çoğunlukla Katolik Avrupa’ya komşu olan Rus bölgesinin batı ve güney bölgelerine denilmişti. Ülkenin şimdiki adı olan Россия (Rossiya), Rus isminin Yunanca hali olan ve aynı zamanda Kiev Rusya’sının Bizans İmparatorluğu tarafından söylenimi olan Ρωσία (Rosia) kelimesinden gelmektedir

TARİHÇE

Tarih öncesi zamanlarda Güney Rusya’nın geniş bozkırları göçebe kabilelerin vatanıydı. Bu bozkır uygarlıklarının kalıntıları İpatovo, Sintaşta, Arkaim ve Pazırık gibi yerlerde keşfedilmiş olup, göçebe şeklindeki yaşamın önemli bir özelliği olan atlı savaşların bilinen en eski izlerini taşımaktadır.

Klasik antik dönemde, Pontus-Hazar Bozkırı İskitya olarak biliniyordu. MÖ 8. yüzyılda, Antik Yunan tüccarlar Tanais ve Fanagoria’da kendi ticaret merkezi medeniyetini getirdi. MS 3. ve 4. yüzyıllarda Oium’da bir yarı-efsanevi bir Gotik krallık Güney Rusya’da Hunlar tarafından işgal edildi. MS 3. ve 6. yüzyılları arasında, Yunan kolonileri arasında başarılı bir Hellenistik yönetim olan Bosporan Krallığı, Hunlar ve Avrasya Avarları gibi savaşçı kabileler tarafından yönetilen göçebe saldırıları tarafından yıkılmıştır. Bir Türk halkı olan Hazarlar, 10. yüzyıla kadar Hazar ve Karadeniz arasındaki alt Volga havzasında bozkırlara hükmetti.

Modern Rusların ataları, anavatanlarının bazı akademisyenler tarafından Pinsk Bataklığı’ndaki ağaçlık alanlarda olduğu düşünülen Slav kabileleridir. Doğu Slavlar biri Kiev’den günümüz Suzdal ve Murom’a doğru, diğerleride Polotsk’tan Novgorod ve Rostov’a doğru hareket ederek yavaş yavaş iki dalga hâlinde Batı Rusya’ya yerleşti. 7. yüzyıldan itibaren, Doğu Slavlar Batı Rusya’da nüfusun çoğunluğunu oluşturmuş[39] ve yavaş ancak barışçıl bir şekilde Merya, Muromyalı ve Meşçera gibi yerel Fin-Ugor halkları asimile olmuşlardır.

Kiev Knezliği
yüzyılda ilk Doğu Slav devletlerin kurulması, Baltık Denizi bölgesinden Varegler’in, tüccarlar, savaşçılar ve yerleşimcilerin gelmesi ile denk gelmiştir. Öncelikle bu gelenler doğu Baltık’tan, Karadeniz ve Hazar Denizi’ne doğru uzanan su yolları üzerinden gelen İskandinavya kökenli Vikingler idi. Nestor Kronği’ne göre, Rurik adında Rus halkından bir Varegli, 862 yılında Novgorod hükümdarı seçildi. 882 yılında önceden Hazarlar’a haraç veren halefi Oleg, güneyden girerek Kiev’i fethedip,[41] Kiev Knezliği’ni kurdu. Oleg, Rurik’in oğlu İgor ve İgor’un oğlu I. Svyatoslav sonradan tüm yerel Doğu Slav kabilelerini Kiev hükümdarlığına bağlayıp, Hazar Kağanlığı’nı yıkmış ve Bizans ve Persler’e karşı çeşitli askeri seferler başlattı.

yüzyıldan 11. yüzyıla kadar Kiev Knezliği Avrupa’nın en büyük ve en müreffeh ülkelerinden biri hâline geldi. Büyük Vladimir (980-1015) ve oğlu Bilge Yaroslav (1019-1054) döneminde Kiev Altın Çağı’nı yaşamış olup, o dönemde Bizans’tan Ortodoks Hristiyanlık kabul edildi ve ilk Doğu Slav yazılı kanunu olan Russkaya Pravda oluşturuldu.ve 12. yüzyıllarda, Kıpçaklar ve Peçenekler gibi göçebe Türk boyları tarafından sürekli yapılan akınlar Slav nüfusun büyük oranda özellikle Zalesye olarak bilinen daha kuzeyde güvenli yoğun ormanlık bölgelerine göçüne neden oldu.

Kiev Knezliği’nin Hıristiyanlaşması, Klavdı Lebedev.
Feodalizm ve ademi merkeziyetçilik çağında Kiev Knezliği’ne hüküm süren Rurik Hanedanı üyeleri arasındaki mücadele damgasını vurdu. Kiev’in hakimiyeti, kuzey doğusunda yer alan Vladimir-Suzdal, kuzey-batısındaki Novgorod Cumhuriyeti ve güney batısındaki Galiçya-Volınya Prensliği’nin lehine azaldı.

1237-40 arasında Moğol istilası,Kiev Knezliği’ne son darbeyi vurarak yıkılmasına[45] ve nüfusunun yarısını kaybetmesine yol açtı.[46] Daha sonra kurulan Türk-Moğol devleti olan Altın Orda Devleti, Rus prensliklerini hakimiyeti altına alarak iki yüzyıl boyunca Rusya’nın güneyine ve merkezine hükmetti.

Sonunda, Lehistan-Litvanya Birliği tarafından asimile edilen Galiçya-Volınya, Moğolların hakimiyetindeki Vladimir-Suzdal ve Novgorod Cumhuriyeti, Kiev çevre üzerinde iki bölge, modern Rus ulusu için temel oluşturmuştur.Pskov ile birlikte Novgorod Moğol boyunduruğu’nda bir süre boyunca özerk bir dereceye kadar korunur ve büyük ölçüde ülkenin geri kalanını etkileyen zulümleri bağışlanmış oldu. Prens Aleksandr Nevski’nin önderliğinde, Novgorodlular 1240 yılında Neva Muharebesi’nde işgalci İsveçlileri püskürttü ve bunun yanı sıra 1242 yılında Peipus Gölü Savaşı’nda da Töton Şövalyeleri’nin Kuzey Rusya’yı kolonize etme girişimini de engelledi.

Moskova Knezliği
Kulikovo Savaşı öncesinde Sergey Radonejski Aziz Sergius Teslis Lavrası’nda Dmitri Donskoy’u kutsarken, Ernst Lissner.Kiev Knezliği’nin en güçlü halefi olan Moskova Knezliği, başlangıçta Vladimir-Suzdal’ın bir parçası iken hala Moğol-Tatar etkisi altında ve onların göz yummasıyla 14. yüzyılın başında Orta Rusya’da nüfuz elde etmeye etmeye ve yavaş yavaş Rus topraklarının birleşmesi ve Rusya’nın genişleme sürecinde ana öncü güç hâline geldi.

Bu zor günlerdi çünkü sık sık Moğol-Tatar baskınları yaşanıyordu ve Küçük Buz Çağı’nın başında tarım mahvolmuştu. Ayrıca Avrupa’nın geri kalanında olduğu gibi 1350 ve 1490 yılları arasında her beş ya da altı yılda bir veba salgını yaşanıyordu. Bununla birlikte, daha düşük nüfus yoğunluğu ve ıslak buhar banyosu olan Rus banyosu’nın yaygın kullanımı gibi daha iyi hijyen koşullarından, dolayı nüfus kaybı Batı Avrupa’daki kadar şiddetli değildi.

Moskova Prensi Dmitri Donskoy’un önderliğinde ve Rus Ortodoks Kilisesi’nin yardımıyla, Rus prensliklerinin birleşik ordusu 1380 yılında Kulikovo Muharebesi’nde Moğol ve Tatar ordularını yenilgiye uğrattı. Moskova Knezliği giderek yavaş yavaş Tver ve Novgorod gibi eski güçlü rakipler dahil olmak üzere çevredeki prenslikleri kendi hakimiyeti altına aldı.

III. İvan (Büyük İvan) sonunda Altın Orda’yı kontrolü altına aldı, Orta ve Kuzey Rusya’yı Moskova’nın hakimiyetinde birleştirmiş ve “Tüm Rusya’nın Hükümdarı” unvanını aldı. 1453 yılında İstanbul’un Fethi’nden sonra,Moskova kendini Doğu Roma İmparatorluğu’nun halefi ilan etti. III. İvan, son Bizans imparatoru XI. Konstantinos’un yeğeni olan Sofia Palaiologos ile evlendi ve Bizans çift başlı kartalını Rusya’nın arması yapmıştır.

SOVYTLER ZAMANI

1917 Ekim Devrimi ile iktidara gelen Bolşevikler Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ni kurdu. Bolşevikler iktidara geldikleri gibi ilk iş olarak Rusya’nın I.Dünya Savaşı’ndan çekildiğini ilan ettiler. Ardından ülkede bir dizi reform hareketlerine başladılar.1918 yılında ülkede anti komünist Beyaz Ordu’nun saldırılarıyla iç savaş başladı. Sovyet rejimine bağlı Kızıl Ordu ile Çar destekçisi Beyaz Ordu arasında yaşanan iç savaş ülkede büyük bir yıkıma yol açtı. Bolşevikler I. Dünya Savaşı sırasında İttifak Devletleri ile olan düşmanlıklarını sona erdiren Brest-Litovsk Antlaşması’nı imzalayarak Ukrayna, Polonya, Baltık devletleri ve Finlandiya’nın bağımsızlığını kabul ettiler.

Rusya’nın Brest-Litovsk Antlaşması’nı imzalamasının hemen ardından İtilaf Devletleri, anti komünist güçlere destek amacıyla başarısız bir askeri müdahalede bulundular. Birleşik Krallık, Fransa ve ABD Beyaz Ordu’ya maddi yardımda bulunurken asker sevkiyatı da yapmış ve Beyaz Terör’ün katliamlarında işbirlikçi olmuşlardır. Bolşevikler ve Beyaz hareket, birbirlerine karşı Kızıl Terör ve Beyaz Terör olarak bilinen sürgün ve infaz kampanyalarını yürütmüşlerdir. İç savaşın sonucunda Rus ekonomisi ve altyapısı ağır hasar görmüş ve milyonlarca Beyaz göçmen ülkeden kaçmıştır.

Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin 30 Aralık 1922’de Transkafkasya SSC., Ukrayna SSC., Belarus Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ve Orta Asya cumhuriyetleri ile birlikte imzaladığı Sovyetler Birliği Kuruluş Antlaşması’yla Sovyetler Birliği (kısaca Sovyetler Birliği veya SSCB) resmen kuruldu.

sputnik1 dünyanın ilk yapay uydusudur.

1924’te Lenin’in ölümünden sonra, Sovyetler Birliği’ni troyka yönetmeye başladı. Ancak 1922’de Komünist Parti Genel Sekreterliği’ne seçilen Yosif Stalin, Merkez Komite’de önemli bazı kişilerin desteğini alarak muhaliflerini bertaraf etti. Dünya devriminin ana savunucusu olan Lev Troçki, 1929’da Sovyetler Birliği’nden sürgün edildi ve Stalin’in fikri olan Tek ülkede sosyalizm devlet politikası olarak benimsendi. Bolşevik parti içinde sürekli iç mücadele Büyük Temizlik adı verilen 1937-38 yıllarında aralarında kurucu parti üyeleri ve darbe ile suçlanan askeri liderler de dahil olmak üzere binlerce kişinin idam edildiği kitlesel baskılar ile sonuçlandı.

Stalin liderliğindeki hükûmet, planlı ekonomiyi başlatarak ülkenin kırsal kesimini önemli ölçüde sanayileştirdi ve tarımı kolektifleştirdi. Bu dönemde yaşanan hızlı ekonomik ve sosyal değişimler sırasında Çarlık döneminde geniş topraklara hakim olan toprak aristokratları kolektifleştirmeye karşı gelmelerinden dolayı çalışma kamplarına gönderildi.Ülkede özellikle Ukrayna’da toprakların kolektifleştirilmesine karşı çıkan toprak aristokratlarının sabotaj ve isyan faaliyetleri tarımsal üretimin düşmesine sebep oldu.[69] Ancak ağır bir bedel ödendiyse de, Sovyetler Birliği kısa bir sürede büyük ölçüde tarımsal ekonomiden önemli bir sanayi gücüne dönüştü.

Adolf Hitler’in Avusturya ve son olarak Çekoslovakya’nın ilhakına karşı Birleşik Krallık ve Fransa’nın yatıştırma politikası Nazi Almanyası’nı cesaretlendirdi ve Sovyetler Birliği’ne tehdit hâline geldi. Aynı zaman zarfında Nazi Almanyası, Uzak Doğu’da SSCB ile rakip olan ve 1938-1939 yılındaki Sovyet-Japon sınır çatışmaları ile açık bir düşmanı hâline gelen olan Japon İmparatorluğu ile ittifak kurdu.Ağustos 1939’da, Birleşik Krallık ve Fransa ile Nazi karşıtı bir ittifak kurma girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Sovyet hükûmeti, iki ülke arasındaki saldırmazlık vaadi ve Doğu Avrupa’da kendi nüfuz alanlarının bölüştürülmesi için Molotov-Ribbentrop Paktı ile Almanya ile ilişkileri geliştirmeye karar verdi. Hitler Polonya, Fransa ve diğer ülkeleri işgal ederek II. Dünya Savaşı’nı başlatırken, SSCB’nin eski Rusya İmparatorluğu’nun bazı topraklarında hak iddia etmesi Polonya’nın işgali, Kış Savaşı ve Baltık devletlerinin işgali ile sonuçlandı.

22 Haziran 1941’de Nazi Almanyası, insanlık tarihinin en büyük ve güçlü işgal kuvveti ile II. Dünya Savaşı’nın en büyük cephesini kurup Sovyetler Birliği’ne savaş açarak saldırmazlık paktını çiğnedi. Başta Alman ordusu her yerde başarılı olmasına rağmen, saldırıları Moskova Muharebesi’nde durduruldu. Daha sonra, Almanlar ilk olarak 1942-1943 kışında Stalingrad Muharebesi’nde[71] ve daha sonra 1943 yazında Kursk Muharebesi’nde büyük yenilgiler aldı. Almanlar diğer bir yenilgiyi şehrin tamamen Alman ve Fin kuvvetleri tarafından 1941-1944 yılları arasında ablukası altında açlık ve bir milyondan fazla kişinin ölmesine rağmen teslim olmaması sonucunda Leningrad Kuşatması’nda aldı. Stalin’in yönetimi ve Georgi Jukov ve Konstantin Rokossovski gibi komutanların önderliğinde Sovyet güçleri Doğu Avrupa’yı 1944-45’te geri aldı ve Mayıs 1945’te Berlin’i ele geçirdi. Ağustos 1945’te Kızılordu, Japon güçlerini Çin’e bağlı Mançukuo ve Kuzey Kore’den atarak, Japonya’daki müttefik zaferine katkıda bulunmuştur.

II. Dünya Savaşı’nın 1941-1945 dönemi Rusya’da Büyük Vatanseverlik Savaşı olarak bilinmektedir ve bu savaş sırasında Sovyet askeri ve sivil ölümleri sırasıyla 10.6 milyon ve 15.9 milyon olup, bu rakamlar tüm II. Dünya Savaşı kayıplarının yaklaşık üçte biriydi. Sovyet ekonomisi ve altyapısı büyük bir yıkıma uğrasa da,Sovyetler Birliği kıtada önemli bir askeri süper güç hâline geldi.

Sputnik 1 dünyanın ilk yapay uydusudur.
Kızılordu, savaş sonrasında Doğu Almanya dahil olmak üzere Doğu Avrupa’yı işgal etti. Daha sonra bu devletlerde sosyalist hükûmetler kuruldu ve Doğu Bloku’nun uydu devletleri hâline geldi. Sovyetler Birliği dünyanın ikinci nükleer silahlı güç hâline gelerek ve Doğu Bloku ülkeleri ile Varşova Paktı’nı kurarak ABD ve NATO’ya karşı Soğuk Savaş olarak da bilinen küresel hakimiyet mücadelesi içine girdi. Sovyetler Birliği yeni kurulan Çin ve Kuzey Kore ve daha sonra Küba dahil olmak üzere dünya çapındaki devrimci hareketleri desteklemiştir. Ayrıca Sovyet kaynakları önemli miktarlarda diğer sosyalist devletlere yardım olarak tahsis edilmiştir.

Stalin’in ölümü ve kolektif liderlikten kısa bir süre sonra, yeni lider Nikita Kruşçev Stalin’in kişisel kültünü kınadı ve destalinizasyon politikasını başlattı. Cezai çalışma sisteminde değişikliğe gidildi ve birçok siyasi mahkûm serbest bırakıldı ve itibarı iade edildi. Bu baskıcı politikaların azaltılması daha sonradan Kruşçev Çözülümü olarak tanındı. Aynı zamanda Küba’ya Sovyet füzeleri ve Türkiye’ye Amerikan Jupiter füzeleri konuşlandırılması ABD ile gerginlikleri artırmıştır.

1957’de Sovyetler Birliği dünyanın ilk yapay uydusu olan Sputnik 1’i fırlatarak Uzay Çağı’nı başlattı. Rus kozmonot Yuri Gagarin, Vostok 1 ile 12 Nisan 1961 tarihinde uzaya çıkan ilk insan oldu.Kruşçev döneminde dünya genelinde sosyalizmin yayılması ile Sovyetler Birliği’nin müttefik sayısı arttı. 1959’da Küba, 1960’larda Vietnam sosyalist devletleri kuruldu. Ancak bu durum batılı devletler ile Sovyetler Birliği arasında çatışma riskinin yaşanmasına sebep oldu.

Ronald Reagan ve Mihail Gorbaçov müzakere yaparken.1964 yılında Hruşçov’un istifa etmesini takiben, Leonid Brejnev’in Komünist Parti Genel Sekreteri, Kosigin’in hükûmet başkanı olduğu yeni bir kolektif liderlik dönemi başladı. 1965 Kosigin reformu ile Sovyet ekonomisinin kısmen yerelleştirilmesi ve ağır sanayi ve silahtan hafif sanayi ve tüketim mallarına kaydırılması hedeflendi. Ancak reformlar kısmen ve bazı maddeleri reddedilerek uygulandı.

1979 yılında Afganistan’da gerçekleşen komünist devrim sonrasında ABD destekli Taliban askerlerinin hükûmeti devirme çabası üzerine Sovyet kuvvetleri yeni rejimin isteği ile bu ülkeye girdi. Bu askeri müdahale ekonomik kaynakların israfına ve anlamlı olmayan politik sonuçlara neden oldu. Uluslararası muhalefet, ABD tarafından desteklenen dirençli Sovyet karşıtı gerilla savaşı ve Sovyet vatandaşlarının destek eksikliği sonucunda Sovyetler Birliği 1989 yılında Afganistan’dan çekildi.

1985 yılından itibaren ekonomik sistemde liberal reformları hayata geçirmek isteyen Komünist Parti Genel Sekreteri Mihail Gorbaçov, iktisadi alanda serbestlik getirmek ve hükûmeti demokratikleştirmek için glasnost (açıklık) ve perestroyka (yeniden yapılanma) politikalarını başlattı. Ancak bu politikalar ekonominin iflasına sebep oldu. Bu durum ülkede protestoların ve milliyetçi, ayrılıkçı hareketlerin yükselişine yol açtı. 1991 yılına kadar dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Sovyet ekonomisi, son yıllarında marketlerde mal sıkıntısı, büyük bütçe açıkları ve para arzının neden olduğu enflasyonun hızlı yükselmesi gibi sorunlarla karşı karşıya gelmiştir.

1991 itibarıyla, ekonomik ve siyasi çalkantılar sonucunda Baltık cumhuriyetleri birlikten ayrılmaya başladı. 17 Mart 1991’de düzenlenen yenilenmiş birlik referandumunda (Sovyetler Birliği Referandumu 1991) halkın % 77’si Sovyetler Birliği’nin korunması lehine oy verdi. Bu referandum sonuçlarına göre 20 Ağustos’ta Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ile diğer Sovyet cumhuriyetleri arasında yenilenmiş birlik antlaşması yapılacaktı. Ancak 19 Ağustos 1991’de KGB başkanı, bazı hükûmet üyeleri ve generaller tarafından Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov’u devirme amaçlı başarısız darbe girişimi antlaşmanın iptal edilmesine sebep oldu. Darbe antlaşmaya imza atmayı kabul eden 11 cumhuriyette tedirginlik yarattı ve ayrılığa gitmelerine sebep oldu.

8 Aralık 1991’de Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin ile Ukrayna ve Beyaz Rusya Devlet Başkanları Minsk’te bir araya gelerek Sovyetler Birliği’ni dağıttıklarını bildirdiler. 25 Aralık 1991’de Mihail Gorbaçov istifa ettiğini açıkladı ve Kremlin’de dalgalanan Kızıl Bayrak indirilerek yerine Rus bayrağı çekildi. Böylece Sovyetler Birliği 25 Aralık 1991’de resmen dağıldı.

RUSYA FEDERASYONU
Haziran 1991 yılında, Boris Yeltsin aynı yılın Aralık ayında bağımsız Rusya Federasyonu hâline gelecek olan Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti Devlet Başkanlığı’na seçilerek Rus tarihinde doğrudan seçilen ilk lider oldu. Sovyetler Birliği sırasında ve dağıldıktan sonra ABD ve IMF tarafından tavsiye edilen özelleştirme ve piyasa ve ticaretin serbestleştirilmesi de dahil olmak üzere “şok terapi” çizgisinde radikal değişiklikler içeren geniş kapsamlı reformlar yapılmıştır. Ancak tüm bunlar büyük bir ekonomik kriz ile sonuçlanmış olup 1990-1995 arasında GSYİH ve sanayi üretiminde %50 düşüş meydana geldi.

Özelleştirmeler ile birlikte işletmelerin kontrolü büyük ölçüde devlet kurumlarından hükûmet ile bağlantıları olan bireylere kaymıştır. Çoğu yeni zengin milyarlarca nakit parayı taşıdı ve ülke dışına büyük bir sermaye kaçışı gerçekleştirdi. Ekonomik sorunlar sosyal hizmetlerin çöküşüne neden oldu ve ülkede doğum oranı aniden düşerken ölüm oranı ise hızla yükselmiştir. Sovyetlerin son yıllarında %1.5 olan yoksulluk seviyesi 1993 ortalarında %39-49’a çıkmıştır. 1990’lı yıllar, yaygın yolsuzluklar, kanunsuzluklar ve suç çeteleri ile şiddet suçunun yükselişi olarak görülmüştür.

1990’larda Kuzey Kafkasya’da yerel etnik anlaşmazlıklar ve ayrılıkçı İslamcı ayaklanmalar şeklinde birçok silahlı çatışma yaşanmıştır. 1990’ların başında Çeçen ayrılıkçılar bağımsızlık ilan etmesi sonucunda isyancı gruplar ile Rus ordusu arasında çatışmaların olduğu kesintili gerilla savaşı yaşanmıştır. Özellikle Moskova tiyatro rehine krizi ve Beslan rehine krizi gibi sivillere yönelik terör saldırıları yüzlerce kişinin ölümüne neden oldu ve dünya çapında dikkat çekmiştir.

Rusya, Sovyetler Birliği’nin dağılışı sırasında nüfusunun yarısı kadar olmasına rağmen Sovyetler Birliği’nin dış borçlarını üstlenmiştir. Yüksek bütçe açıkları 1998 Rusya mali krizine[86] ve GSYİH’in düşüşüne neden oldu.

Boris Yeltsin, Vladimir Putin ve Patrik II. Aleksey ile birlikteyken
31 Aralık 1999 tarihinde Devlet Başkanı Yeltsin beklenmedik bir şekilde istifa etti ve yerine daha sonra 2000 yılındaki başkanlık seçimlerini kazanan Başbakan Vladimir Putin’i atadı. Putin göreve gelmesinden sonra hâlen devam eden Çeçen ayrılıkçılarının isyanını bastıracağına yemin etmiş ve bunu büyük ölçüde başarmıştır. Yüksek petrol fiyatları ve başlangıçta zayıf olan para birimi iç talebin yükselmesini, tüketim ve yatırımlar ile ekonominin dokuz yıl büyümesini, yaşam standartlarının ve Rusya’nın dünya sahnesindeki etkisini artırmasını sağladı. Putin başkanlığı sırasında yapılan birçok reformlar genellikle Batı ülkeleri tarafından anti-demokratik oldukları gerekçesiyle eleştirilse de, Putin’in liderliğinde düzen, istikrar ve ilerlemeye dönüş Rusya’da kendisine yaygın hayranlık kazandırdı.

2 Mart 2008 tarihinde, Dimitri Medvedev Rusya Devlet Başkanı seçilirken, Putin Başbakan olmuştur. Putin, 2012 başkanlık seçimlerinin ardından başkanlığa geri döndü ve Medvedev de Başbakan olarak atandı. Başkan Putin üst üste üçüncü toplamda ise beşinci kere başkan olabilmek için ülkesini 1 Temmuz 2020’de anayasal referanduma götürmektedir.

İdari bölümler

Rusya Federasyonu 85 adet federal bölüme (Rusça: субъект, subyekt) ayrılmaktadır. Bu federal birimlerin hepsi eşit bir biçimde iki delege ile Federasyon Konseyinde temsil edilirler. Federal bölümler sahip oldukları özerklik bakımından farklılık gösterirler.

46 oblast (iller); seçilmiş bir yönetici ile yönetilir ve yerel yasama organları bulunmaktadır.
21 cumhuriyet: otonom bölge kabul edilirler, kendi anayasası, parlamentosu ve başkanı bulunmaktadır. Her cumhuriyet için Rusça’nın yanı sıra bölgesel dil ya da diller de cumhuriyetin resmî dili/dilleri olarak tesis edilebilir.Örneğin Dağıstan’da Rusça dışında 13,Karaçay-Çerkesya’da 4,Kabardey-Balkarya’da 2 resmî dil vardır.


9 kray (bölgeler): esasında oblastlara benzemektedir. Bu bölgeler tarihsel olarak oluşmuşlardır, ilk olarak sınır bölgelerde oluşturulan kraylar, daha sonra otonom oblast ve otonom okrugların yönetim merkezi hâlinde de oluşturulmuştur..
4 özerk okrug (özerk bölgeler): ilk olarak etnik azınlıklar için kraylar ve oblastlar içerisinde kurulmuşlardır, fakat 1990’da statüleri yükseltilerek, idari bölge statülerine alınmışlardır.
1 özerk oblast (Yahudi Özerk Oblastı): esasen oblast kabul edilen bölge 1990 yılında şu anki bağımsız oblast statüsüne yükseltilmiştir. İlk olarak bir kray’a bağlı olarak kurulan oblast,şimdi bağımsız bir özerk oblast (bölge) olarak doğrudan Rusya Federasyonu devlet yapısı içinde yer almıştır.
3 federal şehir: (Moskova, Sankt-Peterburg ve Sivastopol), ayrı bir idari bölüm olan büyük kentlerdir.

Araştıran=Batuhan Algül

Yazar=Batuhan Algül

Editör=Batuhan Algül

Seslendiren=Batuhan Algül

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s